Çoraptan karakter analizi

Yatarken çorap giymek ya da giymemek büyük bir meseledir esasında. Zaman zaman önemseriz zaman zaman da kafaya takmayıp çorabı çıkarmadan uyuruz. Pek bir önemi yok gibi gözükse de bu aslında bir karakter belirtisidir.

Çorapla uyumaya dayanamayanlar vardır mesela. Biyolojik olarak çözümlersek bu huyu, metabolizması hızlı, kan dolaşımı iyidir bu insanların. Derisi de kalındır. Karakter olarak ise genelde bireyselliğine ve bağımsızlığına önem veren kişilerdir. Genelde kendine dönük ve sosyalleşmekten biraz olsun kaçınırlar. Sadece görüşmek istedikleri zaman görüşüyorler. Koruyucudur ve dürüstdür. İçtendir ama bazen de çok zorlayıcı olabilir. İnsanlara yardım etmek en önem verdiği şeylerden biridir.

Çorap giymek samimiyettendir

Uyurken ayaklarınız üşüdüğü için çorap giymek ana nedendir bir yandan. Vücud deriniz ince olduğu için kolay üşür ayaklarınız. Ya da metabolizmanın yavaştır, ayaklarınızı bu yüzden de soğuk sarabilir. Elbette ki yattığınız yerin, odanızın sıcaklığının da bunda etkisi vardır. İşin bir de psikolojik yanı var ki çorap giyerek uyuyanlar genelde hassas karakterdeki kişilerdir. Korunma ihtiyacı duyar ve samimi ortamları severler. Tanıdıklarıyla ya da yeni tanıştıklarıyla yakın ve derin bağ kurmayı severler. Birine sarılıp uyumanın en çok sevdikleri şey olduğunu söylemeliyiz.

İyi uykular.

Sadece insanlar mı rüya görür sandınız

Uyurken bilinçaltımızda biriktirdiklerimiz, gün içinde kafamızı meşgul eden şeylerin bir arada olduğu karmaşık bir hikaye görürüz rüyamızda. Bazen de uyurken olduğumuz yerde sağa sola döner, elimizi kolumuzu sağa sola hareket ettiririz. Dünya üzerinde rüya gören tek canlı olduğumuzu düşünsek de bu doğru değil. Bilim insanları köpeklerin, kedilerin hatta ve hatta deniz canlılarının da uyurken neler yaşadığıyla yakından ilgileniyor. Ve yapılan elektro fizyolojik araştırmaların sonucunda da bilim insanları hemen hemen tüm memelilerin uyurken rüya gördüklerinden emin.

Biz insanlar rüyalarımızı, REM uykusu sırasında yani uykudaki hızlı göz hareketi süresinde görüyoruz. Memelilerin çoğunun da REM uykusu yaşadığı tespit edildi.

Araştırmalarda örneğin kedilerin uyurken görünmeyen nesneleri izlermiş gibi kafalarını hareket ettirmeye başlamak gibi benzeri hareketler yaptığı gözlemlenmiş.

Genç hayvanların yaşlı olanlara göre daha sık rüya gördüğü söyleniyor. Yavru memeliler, doğduktan sonra 10 gün boyunca, zamanlarının %60’ını, insanların REM uykusuna denk olan uyku evresinde geçiriyor.

Köpekler de rüya görürler. Buna şüphe yok. İşte bilim adamlarını doğru çıkaran bir kaç köpek.

Sürekli uyumak istemek hastalığı: Narkolepsi

Uyumak vücut için en gerekli eylemlerden biri. Hem bedeni hem zihni dinlendirdiği için hepimizin ayrıca bir tutkuyla bağlı olduğu günlük faaliyetlerden de biri. Ancak uykuya tutkuyla bağlı olmak ile gün içinde sürekli uyumak istemek arasında çok ince bir fark var.

Aşırı derecedeki uyuma isteği ciddi rahatsızlıkların belirtisi olabilir. Genelde gün içinde işte ya da trafikte çok yorulmaya bağlanır bu uyku isteği ve pek ciddiye alınmaz. Örneğin akşam eve gidip televizyon karşısına geçer geçmez uykuya dalmak sadece günün yorgunluğuna bağlanmamalı. Bu durum bir hastalık belirtisi olabilir. Hele ki bu durum sürekli hale gelmişse.

Gün içinde sürekli uyku halindeyseniz, “yani dur şurada 2 dakika kestireyim” demeden uyuyorsanız Narkolepsi hastası olabilirsiniz. Yorgunluktan dolayı uykulu olmak ile Narkolepsi olduğunuzu anlamak için, durup dururken uykunuzun gelip bulunduğunuz yerde uyuyup uyumadığınızı gözlemleyebilirsiniz. Gece uykunuzu ne kadar iyi almış olsanız da gün içinde aniden ortaya çıkan uyuma isteği ve dayanılmaz bir uyku hali sizi yakalıyorsa Narkolepsi hastlağınız olabilir. Mevsimsel değişikliklerden de etkilenen bir hastalık değil bu. Yani baharın gelmesiyle uykunuzun artmasını her zaman bir tutmak doğru değil.

Uzun yıllar süren tedavi ile çözülebilen bu hastalığın belirtilerini görür görmez doktora görünmek süreci hızlandırabilir. Genelde 20-30 yaş arasında görülen Narkolepsi bazı tedbirler alarak önlenebilecek bir şey de değil. Gün içinde durduk yere uyku bastırıyor ve olduğunuz yerde uyuyakalıyorsanız mutlaka doktora görünün.

İyi uykular

Güne enerjik başlamak için ipuçları

Nasıl uyandığınızın nasıl uyuduğunuzla ilgisi yüksektir. Uyuduğunuz saatten tutun da uyumadan önce ne yediğinizin ertesi gün gözünüzü açtığınızda yanınızda kim olduğu güne başlarkenki enerjinizi etkiler.

Yatmadan önce yapılacaklar çok daha önemlidir güne iyi başlamak için. Gün içinde bol bol su içmek başta geliyor. 8 bardak su içmek idealdir. Yatmadan önce ise kahveden uzak durmak gerek. Mümkünse öğleden sonraki saatleri kafein içeren içecekler tüketmeyin. Metabolizma hızlandırıcı bir uyarıcı olan kafein uykuya dalmanızı zorlaştıracağından iyi uyanmanızı da etkileyebilir. Uzmanlar uyanırken yaşanılan zorlukları azalttığı için bir kadeh şarap içmeyi öneriyor.

Vücud saat 22:00 ile sabah 6:00 arasında yenileme fonksiyonlarını arttırır. Günlük 7-8 saatlik uykuyu bu saatler arasında almak güne enerjik başlamayı kolaylaştıracaktır.

Karanlık bir odada uyumak uykunuzun bölünmemesi dolayısıyla da sağlıklı uyku için önemli. Ancak uyuduğunuz odanın iyi havalandırılmış olması da çok önemli. Havasız bir odada uyuyup uyanmak vücüdda yorgunluk hissi yaratacaktır. Bu yüzden uyuduğunuz odayı gün içinde havalandırmak ertesi güne enerjik uyanmak için çok işe yarayacaktır.

Bunların yanında da işin bir de psikolojik yanı var. Ertesi güne hiçbir şey yapmayacak olarak başlayacağınızı bilmek güne enerjik başlamanıza, enerjik uyanmanıza büyük bir engel. O gün işe gitmeyecekseniz ya da kimseyle buluşmayacaksanız bile günlük rutininizi planlamak ve kendinize bir uğraş yaratmak sizi ertesi güne motive edeceğinden enerjinizi yükseltecektir. Yatmadan önce sonraki günü planlamak, giyeceklerinizi hazırlamak bile enerjik başlamak için büyük neden.

Büyük bir klişe olsa da uyandığınızda dışarı doğru azıcık sarkabileceğiniz bir pencereniz ya da bir balkonunuz varsa 15 saniye boyunca açık pencere/balkon önünde iyice gerinin ve oksijeni içinize çekin. Temiz havayı solumuş olmanın yanında güne fiziksel olarak çok iyi bir başlangıç yapmış olacaksınız.

İyi uykular

En sağlıksız rekor: Uykusuzluk

Uyuyunca uyanmamak, bazen de zaten az uyuyacağınızı bildiğiniz için hiç uyumamak istediğiniz olmadı mı? Ya da bir işi yetiştirmek için uyumamanız gerektiğini düşündüğünüz zamanlar az değildir. “2 gün uyanık kalsam bu iş biter” diye düşünürken 5 saat bile fazladan uyanık kalamamışsınızdır muhtemelen. Uykusuzluk bir şeyleri sağlıklıca bitirebilmenin çözümü değil onu söyleyelim.

Peki uykusuzluk rekoru ne durumda?

Amerika Birleşik Devletleri’nin California eyaletine bağlı olan San Diego’dan 1947 doğumlu Randy Gardner 16 yaşındayken bilim projesini uykusuzluk rekoru kırarak yapmak istemiş, kimse de hayır dememiş. Gardner hiç bir şekilde kahve ya da ilaç gibi uyarıcılar almadan tam tamına 11 gün 24 dakika yani 264.4 saat uyanık kalarak bu rekoru kırarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye hak kazanmış.

Bu rekoru daha sonra kırmaya çalışanlar da olmamış değil elbette. Kimi kaynaklara göre Gardner’dan 2 hafta sonra California Eyalet Üniversitesi öğrencisi Jim Thomas rekoru 266.5 saate çıkarmış. 1977 yılında ise Birleşik Krallık’ta Maureen Weston, sallanan sandalye maratonunda, 449 saat boyunca uyanık kalmayı başarmış. İngiliz yazar Tony Wright ise rekorun 2007’de 266 saat uykusuz kalarak kendisine ait olduğunu iddia ediyor. Ancak Guinness, 1990 yılından itibaren uykusuzluğun sağlıksız olduğunu ve insanları bu rekoru kırmaya cesaretlendirmek istemedikleri için kitabında yer vermiyor.

Gardner da rekoru kırdıktan sonraki basın toplantısında, “Uykusuz kalınca sağlığımızın nasıl kötü etkilendiğini kanıtlamak istedim” sözleriyle Guinness’i haklı çıkarıyor. Gardner’ın rekoru kırma süresinde tespit edilen rahatsızlıkları arasında konsantrasyon eksikliği, kısa süreli unutkanlık, paranoya ve halüsinasyon görme yer alıyor.

Kısacası uykusuzluk iyi değil. Uyuyun.

İyi uykular.

Uyumadan önce yesem mi yemesem mi?

Uyumadan önce yemek yemek ya da yememek hayatımızdaki en büyük ikilemlerden biri. Gece eğlencesini tamamlarken son bir şeyler daha yiyip eve geçmek gibi bir rutini bozmak ya da bozmamak da bir başka ikilem örneğin. Yatmadan önce yemek yemek üzerine hurafeler olduğu gibi bazı gerçeklikleri de yok değil.

Uyumadan önce yemek yemenin yarattığı 2 ana sorun var. Birincisi uyku düzenini bozmak, ikincisi de kilolanmaya neden olmak. Yatmadan önce yenen sıvı oranı yüksek yemeğin gecenin ortasında sizi uykudan kaldırması derin ve kaliteli uyku almanızı engelleyecektir. Bu da ertesi günkü ruh halinizi bozabilir. Tabii ki yenen yemeğin acılı, baharatlı olması midenizin yanmasına neden olacaktır. Gecenin ortasından yanan mideyle uyanmak ya da sabah ekşimiş bir ağız tadıyla güne başlamak pek hoş olmayacaktır. Gece yenen yemeğin reflü hastalığı oluşmasına neden olabileceğini de ekleyelim.

Gelelim ikinci soruna. Gece yenen yemek kilo aldırır mı? Cevap net: Aldırır. Ancak her yediğinizin de kiloya dönüşeceğini düşünmek hurafe. Cips, dondurma gibi yağ oranı yüksek yiyeceklerin yenmesi kilo alma ihtimalini arttırır. Çünkü akşam saatlerinde vücud kendini uykuya hazırlar. Bu nedenle de organlar hazırlıksız yakalandıkları için yenilenleri daha verimsiz bir şekilde işliyor. Bu nedenle de insülin ve kan şekeri düzeylerinde sıkıntılar oluşabiliyor. Ve tabii ki vücudun yağ depolamaya başlıyor. Bu da kilo olarak vücudda kendini gösteriyor.

Yatmadan önce yemek yemek avantajlarından çok dezavantaj sağlıyor. Ama illa ki yatmadan yemek yemekte ısrarcıysanız Glisemik Indeks’i düşük besinleri tercih etmeye çalışın. Meyvelerden erik, kayısı, elma, armut, greyfurt, kiraz bunlardan bazıları. Çok acıktıysanız da alacağınız kilolardan sonra soğuk bir bardak su içeceğinize yatmadan evvel soğuk bir bardak su için kahvaltıya dek tok tutar.

İyi uykular

Uyurgezer görünce ne yapmak gerek?

Uykudayken gerçekleşmesine en çok şaşırılan şeylerden biridir uyurgezerlik. Ancak 5 çocuktan birinde de görülmektedir. Yaş ilerledikçe azalsa da erişkin bireylerin yüzde 1’i ve 2.5’inde devam eder.

Uyurgezerlik uyku hali ve uyanıklık arasındaki bir durumdur. Uyurgezerleri gördüğünüz yerde kendilerinden uzak durun. Hoş olmayan sonuçlarla karşılaşmanız mümkün. Bilinç dışı bir halde olan uyurgezerlerin ne yapacağını bilemezsiniz.

Uyurgezer haldeyken insan kendisine de zarar verebilir. Milliyet Gazetesi’nin 7 Temmuz 2009’daki haberinde Kahramanmaraş’ta 18 yaşındaki uyurgezer olduğu bilinen bir gencin balkondan düşüp hayatını kaybettiği gerçeğini bir kenara koyalım. Bunun dışında uyurgezerlerin gözleri açık olsa da önlerini görmedikleri için bir şeye takılıp düşmek gibi tehlikelere maruz kalmaları da mümkün.

Bu bir uyku sorunu olduğu gibi psikolojik de bir sorundur. Geçici olabilir. Her gece tekrarlanmaya başlanmışsa uyku hastalıkları ile ilgili bir uzmana görünmek gerekir. Doktora görünene kadar da uyurgezerleri önce bir süre kendiniz gözlemleyebilirsiniz. Sık yaşanıp yaşanmadığını ölçebilirsiniz. Bu süre içerisinde bu sorunu yaşayanları uyurgezerlik sırasında uyandırmaktansa uykusuna devam edebileceği yatağına ya da bir koltuğa yönlendirmeniz iki tarafın da yararına olacaktır.

Öğle Uykusu Çare Olur mu?

Uykusuzluğumuzu gidermeye dair kafamızda kurduğumuz ya da ürettiğimiz en basit çözüm yöntemi öğle ya da akşam üstü uykusudur. İşten eve dönerken yapılacak ‘kestirme’nin hayalini kurarız. Ancak bu uygulama pek de hayırlara vesile olmayacaktır. Özellikle de sabah 9, akşam 5 iş rutininde yaşayanlar için bu çok geçerli. Uykunuzu gece ne kadar alamamış olursanız olun öğlen uykusunun tatlılığına kanmayın.

Hayatınızın önemli bir bölümünü iş saatlerine göre geçiriyorsanız uyku saatlerinizin de rutinini bozmamak gerekli. Uykusuz başladığınız günü uyanıklık ritminizi bozmamak için aynı şekilde tamamlamaya gayret edin. Öğlen ya da akşam üstü uykusunun tuzağına düştüğünüz anda uyku düzeniniz başka bir ritim kazanacak ve gece az uyku alarak uykusuz ve dolayısıyla huzursuz geçireceğiniz günler yaşama ihtimalinizi arttıracaksınız.

Uykusuz geçireceğiniz bir gün mü, yoksa uykusuz ve dolayısıyla husursuz geçireceğiniz günler mi? Öğlen ya da akşam üstü uykunuzu almadan önce bu soruyu bir çok kez kendinize sorun.

İyi uykular.

Uykuya Dalmanızı Kolaylaştıracak 5 Şarkı

Bazı geceler uyku tutmaz. Kafanızın içinde sonlanan günün muhasebesi yapılır, ertesi günkü planların üzerinden geçilir. Bir bakmışsınız yatağa girmenizin üzerinden 1 saat geçmiş. Ertesi güne uykusuz başlanacak olmanın getirdiği huzursuzlukla 2 cümle önceki döngüye girilir. Uyku kaçar… Bu döngü yerine rahatça uykuya dalmanızı sağlayacak aşağıdaki 5 şarkıdan birini döngüye alın, yaratacağı hafifletici etkiyle bir kuş tüyü gibi havada süzülme hissiyle uykuya dalın. Hatta bırakın sabaha kadar çalsın, huzurlu bir uykuyu gülerek uyanarak tamamlayın. Ya da kendinize rahatça uyuyabileceğiniz bir yastık alın.

İyi uykular

1 – Sigur Ros – All Alright

2 – Pavement – Here

3 – My Bloody Valentine – Instrumental B

4 – Air – All i need

5 – Low – Lullaby

Amerikalı Mucidin Rüyasında Gördüğü Müthiş İcadı

Kültürümüzde rüyalar büyük bir öneme sahiptir. Bunun önemini, rüya ile ilgili anlatılan hikayelerden ve rüya tabiri kitaplarının çokluğundan anlayabiliyoruz.

Amerikalı mucit olan Elias Howe, çengelli iğneyi kullanarak ilk modern dikiş makinasını icad eden kişidir. Çoğu insan Singer’in ilk dikiş makinasını ürettiğini zannetse de ilk makinayı aslında Elias Howe icat etmiştir.

1800’lü yılların ikinci yarısında makinalar üzerinde çalışan ünlü mucit, bir gece rüyasında gördüğü sistem sayesinde ilk modern dikiş makinasını üretmeyi başarmıştır. Kullandığı çengelli iğne tekniğini kendisinden önce bulan Walter Hunt’un çalışmalarını takip eden Howe’nin başı daha sonraları, ürettiği seri dikiş makinalarıyla meşhur olan Isaac Singer ile belaya girer. Howe icadını çalmakla itham ettiği Singer’e karşı açtığı telif davalarını kazandıysa da Singer’in seri üretimi onu geri planda bırakmayı başarmıştır.

188986_v1

Howe icadını Singer’den koruyamadı ama insanlık için çok önemli bir adım atmayı başardı.

İyi uykular.

Uyku Bozukluğu Parkinson Yapıyor

Son zamanlarda sağlık alanında gelişen teknolojinin katkısıyla, artık uyku bozukluklarının hangi hastalıkları tetiklediği belirlenebiliyor.

Yapılan son araştırmalara göre, uyku bozuklukları bazı sinir sistemi ve beyin rahatsızlıklarını tetikleyebiliyor. Parkinson, sinir sistemi ve beynin onarılamaz derecede hasar görmesiyle özellikle başlarda ellerde titremeye neden olan bir hastalıktır. Günümüzde henüz yaygın olarak bilinen bir tedavisi olmayan bu hastalık, genellikle ilerleyen yaşlarda görülmesinden dolayı yaşlı hastalığı olarak bilinir.

Uyku bozukluğu, önce sinir sistemini daha sonra da beyindeki bazı sistemleri olumsuz etkilediğinden, genç yaşta ya da orta ve geç yaşlarda sürekli devam eden uyku bozukluğu Parkinson ve benzeri hastalıkları tetikleyebiliyor. Bunun önüne geçmek içinse uyku düzeninizi olabildiğince müdafaa etmeli ya da uyku düzeninizi düzeltmek için bir doktora gitmelisiniz.

İyi uykular.

Tarihi Değiştiren Rüyalar -4-

Tarihi değiştiren rüyalarda bu sefer Alman kimyacı Friedrich August Kekule’nin ilginç rüyasını konu edeceğiz.

Kekule 1800’lerin içinde hali hazırda meşhur bir kimyacıdır. Ancak henüz üzerinde çalıştığı bir projeyi nihayete kavuşturamamıştır. Alman bilim adamı, bir gün öğle vakitlerinde kısa bir uyku uyumak için gözlerini yumar ve uykuya dalar. Uykusunda bir bahçede gezerken etrafının yılanlar tarafından çevrildiğini fark eden Alman kimyacı, rüyasından birden uyanır.

Uyandıktan sonra çalışmalarına devam eden Kekule, gördüğü rüyayıda aklından çıkaramaz. Çalışmalarının ortasındayken sürekli aklına gelen bu rüya, yılanların onu bir çember etrafında sıkıştırmasıyla sona eriyordu. Bir gün çalışmaları devam ederken rüyasında yılanların oluşturğu motifi düşünür ve bulmaya çalıştığı formülün şekilde çözer. Formülün tıpkı rüyasında yılanların oluşturduğu çember gibi olmasına çok şaşıran Kekule, bunu dilden dile anlatır ve bu rüyası böylece meşhur olur.

Peki Friedrich August Kekule’nin rüyasında gördüğü bu formül neyin formülüdür. August Kekule, bu formül sayesinde “benzen” denilen ve günümüzde petrolden, plastiğe, detarjan üretiminden, böcek ilaçlamaya kadar neredeyse her alanda kullanılan bir maddeyi bulmuştur. İşte Alman bilim adamının gördüğü bu rüya, dünyayı kimya alanında bir sonraki seviyeye bu şekilde taşımıştır.

İyi uykular.